1990 yılında Bursa’da doğan sanatçı, pratiğini matematiksel düzen ile görsel algı arasındaki gerilim hattında konumlandırır. Erken yaşlarda başlayan üretim süreci, teknik eğitim ile sezgisel arayışın kesişiminde gelişmiş; bu çift yönlü yapı, sanatçının düşünsel zeminini belirlemiştir. Sanatçının çalışmaları, Fibonacci dizileri ve altın oran etrafında şekillenen doğal düzenlerin görsel karşılıklarını yeniden düşünmeye açar. Bu matematiksel sistemler, sanatçının pratiğinde yalnızca bir referans değil; aynı zamanda biçim, ritim ve kompozisyonu yönlendiren kurucu bir mantık olarak işlev görür. Organik büyüme, tekrar ve oran kavramları, yüzey üzerinde hem yapı kurucu hem de bozucu unsurlar olarak eş zamanlı varlık gösterir. Tuval üzerine yağlı boya ve akrilik çalışmalarında, yüzey hem matematiksel bir harita hem de sezgisel bir müdahale alanı olarak ele alınır. Son dönem işlerinde dijital medyanın dâhil edilmesiyle birlikte sanatçı, analog ve sayısal üretim biçimleri arasında geçirgen bir alan kurar; böylece ölçülebilir olan ile deneyimlenen arasındaki sınırları yeniden tanımlar.